
AYKUT OĞUT
Birisi bana “Aykut, hayatında öğrendiğin ve değişmende, başarılı
olmanda sana en çok yardımı olan şey neydi?” dese, şunu
söylerdim:
“Hiç kimsenin doğrusunu körü körüne takip etmemek! Kendi
doğrumu, yani kendi gerçekliğimi ve onu YARATMA gücümü
kullanmayı öğrenmek!”
Çocukken izlediğim bir karate filminde kahraman, hayatın
sırlarını anlatan kitabı bulmak için düşer yollara. Canavarlarla
dövüşüp yendikten sonra bir tapınağa ulaşır. Tapınakta kitabı
korumakla görevli rahip der ki:
- İstersen hiç okuma bu kitabı, sadece koruyucusu ol. Çünkü
içinde bulacakların hiç hoşuna gitmeyebilir.
Kahramanımız bir an tereddüt eder.
- Deme öyle müdür yaw, uzun yol geldim karıştırma kafamı. Hay
Allah, şimdi bakmazsam hanım da çok kızar mahalleye dönünce.
Demez elbette ve kitabın sayfalarını çevirmeye başlar. Gördüğü
şey sadece kendi yüzüdür. Çünkü her sayfa AYNADAN oluşmaktadır.
O zamanlar hiç anlamamıştım ama 29 Sene sonra, gerçeğin aslında
bu kadar BASİT olduğunu öğrendim ve kitabın kapağını ayna yapma
fikri çıktı ortaya. “Ehh o zaman kapağı ayna olan bir kitaba
bakıp, kendilerini gördüklerinde, ismine de OKUYUCU KARAR
VERMELİ” dedik.
Doğrularınıza siz karar verin, kitabın adını bile siz koyun.




TİBET'İN GENÇLİK PINARI I-II
Bu kitap, “Gençlik Pınarı”nın kadim sırlarını bulmak için uzak
ve gizemli Himalaya dağlarına giden ve onu bulan bir adamın
gerçek öyküsüdür! Binlerce yıl boyunca yasak Tibet bölgelerinin
derinliklerinde gizlenen kayıp manastır, büyük bir özenle
korunan gençlik sırlarına sahiptir. Bu sır, uygulaması son
derece kolay ama insanın yaşamını sonsuza dek değiştirme gücüne
sahip olan beş kadim ayindir. Bu kitap, bu özel manastırda
yaşayan Lamalar’dan öğrenilen olağanüstü sır hakkında yazılmış
tek kaynaktır. Kitapta açıklanan beş ayin, herkesin kendini çok
daha genç hissetmesini ve görünmesini aynı zamanda da daha büyük
bir canlılık kazanmasını sağlayacak güce sahiptir. Bu beş ayini
her gün uyguladığınızda, yalnızca bir aylık çalışma sonucunda
etkilerini görmeye başlayacak, on haftalık çalışma sonucunda ise
insanların daha genç ve sağlıklı göründüğünüz konusundaki
iltifatlarını duyacaksınız.
MEVLANA İLE ŞEMS
'Onun ışığı vurmazdan önce ölü bir nakıştım sadece taş
duvarlarınızda. O, elindeki yay ile vurmazdan önce tellerime;
hep aynı nameyi çalıp söyleyen, kendi sesine yabancı bir kuru
rebaptım. Ben onun avucunda bağlar, bahçeler ağaçlar görür;
deryalar gibi geniş, deryalar kadar berrak sular görürüm. Onun
avucunda çıkan ağaçların gölgesinde dinlenirim. Lâkin siz
bunların hiçbirini göremezsiniz.' Büyük mutasavvıfın hayatı
'âşık ve maşuk'un gitgelinde gelişti, geçti. Tanrı aşkından
insan aşkına uzanan bir sufi şölen olarak adlandırabileceğimiz
mevleviliğin özünü ve insan yanını yazar H. Zekâi Yiğitler
'Mevlâna'da İnsan Olmak' kitabında ortaya koymuştu.
ÇÖZÜM OLMAK
Darel ile tanışmadan önce, her şeyin mümkün olduğunu biliyordum
ama Darel ile birçok şeyin mümkün olduğunu deneyimledim.
Hocalığının ve fikirlerinin en önemli kısmı, sana ne yapacağını
değil, kim olabileceğini hatırlatmasında yatıyor. Her alanda
mükemmel bir hayat, hepimizin "özünden" hakkıdır ve inanın
hepimiz için mümkündür. Sağ ol, var ol, Darel. ESRA BANGUOĞLU
OĞUT
EVRENDEN TORPİLİM VAR
Siz hiç 150 kilo oldunuz mu? Sizin hiç yabancı bir ülkede
bavulunuzu kaybettiğiniz, sabahları mısır gevreğine bira döküp
hayatta kalırken günlerce tek kelime bile konuşmadığınız, dayak
yedikten sonra girdiğiniz komadan bir gözünüzü kaybetmiş olarak
çıkıp tekrar parklara döndüğünüz, annenizi kaybettikten sonra
hapiste yatarken babanızı kaybettiğiniz oldu mu?
Benim oldu.
Peki ya sonra o yabancı ülkenin dilinde şakır şakır konuşup
hatta seslendirme yönetmenliği bile yaptığınız, o ülkedeki
filmlerde başrol oynadığınız, 70 kilo verip filinta gibi
olduğunuz, yeni ve mutlu bir hayat kurduğunuz, elinizi attığınız
her işi altın yumurtlayan tavuğa çevirdiğiniz, her saniyenizi
gülümseyerek geçirdiğiniz, hayatta istediğiniz her şeyi elde
etmeye başladığınız oldu mu?
Benim oldu.
Nasıl mı?
Gelin anlatayım…







MEVLANA VE İNSAN
Bu kitap, “Gençlik Pınarı”nın kadim sırlarını bulmak için uzak
ve gizemli Himalaya dağlarına giden ve onu bulan bir adamın
gerçek öyküsüdür! Binlerce yıl boyunca yasak Tibet bölgelerinin
derinliklerinde gizlenen kayıp manastır, büyük bir özenle
korunan gençlik sırlarına sahiptir. Bu sır, uygulaması son
derece kolay ama insanın yaşamını sonsuza dek değiştirme gücüne
sahip olan beş kadim ayindir. Bu kitap, bu özel manastırda
yaşayan Lamalar’dan öğrenilen olağanüstü sır hakkında yazılmış
tek kaynaktır. Kitapta açıklanan beş ayin, herkesin kendini çok
daha genç hissetmesini ve görünmesini aynı zamanda da daha büyük
bir canlılık kazanmasını sağlayacak güce sahiptir. Bu beş ayini
her gün uyguladığınızda, yalnızca bir aylık çalışma sonucunda
etkilerini görmeye başlayacak, on haftalık çalışma sonucunda ise
insanların daha genç ve sağlıklı göründüğünüz konusundaki
iltifatlarını duyacaksınız.
ROMA SULTANLARI KANUNİ
O'na bütün dünya “Grand Turc” dedi. Büyük Türk. Gücü ve
hırsından her millet korktu, fakat kendi topraklarında iyi bir
hükümdar olarak bilindi. Kötülüklere savaş açtı; sanatçıları,
filozofları korudu ve destekledi. Kendisi de aynı zamanda iyi
bir şair ve kuyumculuk erbabıydı.
16. asırda bütün Batılı tarihçilerin üzerinde birleştiği ortak
yorum, imparatorluğun Sultan Süleyman Han döneminde her bakımdan
zirveye ulaştığı yönündeydi. Fas'tan Bosna'ya kadar uzanan
imparatorluk, Avrupa'nın en büyük gücü haline gelmişti. Kuzeyde
Viyana güneyde ise Aden bu güzün diğer sınırlarıydı. Dönem
tarihçilerine göre Viyana kuşatması Batı için adeta bir travma
olmuştu. Kanuni'nin zaferleri Avrupa için Viking istilaları ve
veba salgınları kadar önemli bozgunlardan sayılıyordu.






YAŞAYABİLSEYDİM
Tuhaf ve güzel bir aşk hikâyesi.
Ölüm ve yaşam arasında gidip gelen…
8 Mayıs 2001 günü, 20 yaşına bastığında Jeremy intihar eder.
Çünkü sevdiği kadın onu reddetmiştir.
8 Mayıs 2002 günü Jeremy uyanır.
Yanında ona sırılsıklam âşık Victoria vardır.
Gerçekten ölmüş müdür? Cennette midir? Cehennem? Gerçek nedir?
Aradan geçen bir yılı neden hatırlayamaz?
Ardından başka günler gelir, başka uyanışlar… ve Jeremy
avuçlarından kayıp giden bir yaşamın izleyicisi durumuna
düşmüştür. Tuhaf bir yaşamın girdabında sürüklenmektedir.
BİYOENERJİ
Şuayip Dağıstanlı'nın 'yaptığı işi anlayabilmek için', önce bu
insanın kişiliğini, yetiştiği ortamı, aldığı kültürü,
çocukluğundan bugüne yaşadıklarını, eğitimini, duygu dünyasında
esen fırtınaları öğrenmek, onu anlamak gerekir. Bu kitapta
yazarın kendi ağzından, Kafkas Dağları'nın doruklarında kurulu
Hindah Köyü'nde başlayan, Kiev'de, Moskova'da, Yalova'da,
Paris'te, Prag'da ve İstanbul'da süren, insana "Bu kadar da
olmaz!" dedirtecek denli inanılmaz olaylarla dolu yaşamından
kesitler bulacaksınız.
ŞEMS-İ AŞK
Şems - i Aşk, Şems ile Mevlâna'nın bir çırpıda okunan görkemli
romanı... Mevlâna Aşk Yolu, 13. yüzyıl Konya'sının tutuculuğuna
karşı verilen çetin bir mücadeleyle iç içe geçmiş sıradışı
Mevlâna-Şems yoldaşlığını, ilk anında duyulan yoğun evrensel
sevgiden, beklenmedik hüzünlü sonuna kadar, kendine özgü bir
dille aktarıyor.Bu kitapla, büyük bilgenin yaşamının bilinmeyen
kesitleri, sevinçlerden acılara, ilahi coşkulardan dünyevi
öfkelere kadar içerisine girdiği değişik ruh halleri, yazarın
kendine özgü dil ustalığıyla bir çırpıda okunulacak görkemli bir
romana dönüşüyor.İçimizde öylesine parlak ve öylesine sıcak bir
güneş vardır ki, ona en ufak bir bakış bile bizi küle
çevirebilir. Başka güneşler de var çevremizde, insan suretinde
dolaşan. Eğer gönül güzümüz açık olsaydı onları görür, tüten
ayak izlerini fark eder, yanan yüreklerinin rayihasını
duyabilirdik. Ama çok enderdir böyle insanlar ve daha da ender
olan onların görülebilmeleridir. Şems-i Tebrizi, yani Tebriz'in
Güneşi gibisini görebilecek gözlere ise pek az insan sahiptir.


|