Aşkı "senede bir gün" yaşayabilseydiniz,
bu hangi gün olurdu?
“Bu romanı bitirdiğimde gözyaşlarıma
hakim olamadım,” diyordu Lyon’lu bir Fransız okur... Hiç
alışılmadık bir hikayeye sahip olan roman aşkın erişebileceği en
uç noktayı tarif ediyor çünkü...”
Fransız yeni kuşak best-seller yazarlarından Thierry Cohen,
çağımız insanının en çarpıcı bellek oyunlarından birisine
yakalanan kahramanının “Yaşayabilseydim”
şeklinde dile getirdiği arzusunu akıcı, sürükleyici bir romanın
adı haline getiriyor.
Aşk mı aşkı yaşamak mı?
Aşkın en büyük ikilemlerinden birisidir bu. Aşkı bulmuşken onu
kaybetmenin acısı, onu yaşadığını düşünmenin açtığı yaralardan
daha çok acı verebilir mi insana?
Yoksa aşk acısıyla onu yaşamak için çektiğimiz acıları birbirine
mi karıştırıyoruz?
Hepimizin yaşayabilseydim dediği, kaçırdığı, özlediği anlar
vardır. Yaşansın yaşanmasın o anlar hep aramaya değer.
Romanımızın kahramanı Jeremy, hep Victoria’nın onu seveceğine ve
hayatlarını birlikte geçireceklerine inanmıştı. Victoria’nın onu
reddettiği 8 Mayıs 2001 günü hayatına son vermeye karar verdi;
hem de mutsuzluğundan Tanrı’yı sorumlu tutarak. Uyandığında
tuhaf bir şekilde, Victoria hâlâ yanındaydı. Onu seviyordu.
Tarih 8 Mayıs 2002’ye gelmişti. Aradan bir yıl geçti,
şüphelerine ve endişesine rağmen Jeremy dünyadaki cenneti
keşfetti… Tuhaf bir günün ardından, ağır bir uyuşukluk
sonrasında çok derin bir uykuya daldı. Gözlerini açtığında, tam
bir sene daha geçtiğini anladı. Hakkında hiçbir şey
hatırlamadığı bir sene. Victoria hamileydi… 8 Mayıs 2004’te
uyandığında ise, baba olmuştu… Zaman hızla akıp geçiyor gibiydi,
uyanışları gittikçe daha karmaşık bir hal almaya başlamıştı. Ve
8 Mayıs 2010 sabahı, gözlerini açtığında Victoria gitmişti. Onu
acımasız, rezil, bencil ve kötü olmakla suçlayarak terk etmişti.
Bu korkunç gelgitlerle sürüklenen Jeremy hayallerinden ve
mutluluğundan uzaklaşan kaderini görüyordu. Arkadaşlarından
kaçıyor, yakınlarından çekiniyor, ailesinin dağılışı ve kendi
yıkılışı karşısında etkisiz kalıyordu. Ta ki kendini dünyada
yalnız başına buluncaya kadar.
Jeremy, bu çıkmazdan kurtulabilecek mi? Jeremy gerçekten öldü
mü? Delirmiş olabilir mi? Ya da meydan okumaya cesaret ettiği
Tanrı onu lanetledi mi?
Editör
Dharma Yolu
Brian Haycock
sonradan Budist olan bir taksi şoförüydü. Taksi şoförü olarak
çalıştığı kariyerinde Buda’nın verdiği hayat derslerini öğrenme
fırsatını yakalamıştır. Onunla çıkacağımız yolculukta bir kaç
kez mola vereceğiz. Kendimizi keşfetmek için çıktığımız bu
yolculukta öğretilerin ve Dört Yüce Gerçek’in üzerinde
gideceğiz, aniden sola sapıp kendimize kahve alacağız, sabrımızı
geliştirmek için bir kaç nefes alıp verme tekniğini öğrenecek,
ambülans ve bisikletçilere dikkat edip gitmek istediğimiz yere
zamanında ve tek parça ulaşmak için dikkat edecek, odaklanacak
ve farkında olacağız.
Bu kitapta Budizm felsefesi ve egzesizlerinden nasıl
faydalanacağımızı gösteren günlük hayattan hikayeler var. Yazar
her bölümde farklı bir konuya eğildiği için okuyucular hayat
rutinlerini nasıl inşa edeceklerini, zihni odaklamayı, nefes
alıp vererek kendilerini nasıl sakinleştireceklerini ve çok daha
fazlasını öğrenecekler.
Brian Haycock, Austin’e yaşayan bir yazar ve eski taksi şoförü.
Şoförlük yaparken Budist olmaya karar verdi. Halen kar amacı
gütmeyen bir organizasyonda çalışıyor ve taksi kullanmayı çok
özlüyor. Bu onun ilk kitabı.
Editör
Spiritüel Kitap
Nasıl Yazılır?
Siz siz olun spiritüel yaşama
inanmayı sakın bırakmayın. Siz inanmasanız da başkaları size
inandıkları için zaten peşinizi bırakmayacaklar.
Kitabevlerinde boy gösterdiniz mi hele hemen sizi avlayacaklar:
Üç-beş kelimeyi büyülü sanan ve bunun peşinden koştuğunuzu
düşünen kitap dünyası aktörleri, bu işin tarihine, gelişine
gidişine bakmadan karşınıza markasızlıklarıyla "marka" işler
çıkarmaya çalışacaklar.
Siz kimi yazarların durduk yerde mi evren'i, çekim yasasını,
spritüel yaşamı keşfettiklerini sanıyorsunuz? Daha bu tarzları
uygulamaya fırsat bulmadan çok satmak (okunmak değil) ve
sayıları 20'yi bulmayan kitap çeşidi yayıncılığında tur atmak
dışında başka bir "keşfe" dayanmayan bazı kitap dünyası
aktörlerinin onlara bol kazançlı fikirler önerdiği hiç aklınıza
gelmedi mi?
İlk kitap bile olsa çığır açan kitapların nasıl o halde
olduklarını tek bir şey açıklayabilir: Geçmiş. Yazarın ne
yazdığından çok neden yazdığını maalesef kitabını okuduktan
sonra anlayabilirsiniz. Ve yazarın geçmişi bir şekilde o kitabın
satırları arasında da "geçmektedir"...
Durun size harika "marka" fikirler nasıl oluşturulur anlatalım.
1. Önce "marka" anahtar kelimeler alınır:
ENERJİ, KUANTUM, ÇEKİM, SPİRİTÜEL, EVREN, SIR, FARKINDALIK
2. Bu kelimeler olabildiğince çok
şekilde yan yana kombine edilir:
KUANTUM ENERJİSİ - KUANTUM ÇEKİMİ
- SPİRİTÜEL KUANTUM - KUANTUM FARKINDALIK - KUANTUM EVRENİ
3. Diğer kelimeleri de kombine edelim mi?
4. Hayır dediğinizi duyar gibiyiz.
5. Gelin biz işimizi yapmaya devam edelim ve bu konulara artık
girmeyelim.
6. Nasıl olur? Neden girmeyelim ki? İfşa edelim onları...
7. "Biz onları biliyoruz," diyorsanız biz gerçekten işimizi
yapmaya devam etmek istiyoruz.
Editör
Roma Sultanları
Her şey 5 sene önce başladı. Yazar
ve senarist AYDAN GÜNDÜZ, uzun soluklu bir roman dizisine adım
attığında projenin büyüklüğünden ziyade kalıcılığını
hedefliyordu. Daha çok yabancı uzmanlarla kotarılan Türk
tarihinin temel profilleri olan hükümdarlar adına bir resmi
tarihi roman anlayışı sürdürülüyordu; resmi bir gerçekçilik her
yeri kaplamıştı. Dönem romancılığı, karakter ve olay analizleri,
gerçeğe yakın tiplemeler ve vaka zincirlemeleri konusunda Türk
tarihi adına yapılacak önemli bir şey yazarını bekliyordu.
Büyük bir cesaretle AYDAN GÜNDÜZ, belli başlı hocaların ve
uzmanların tanımlamalarının da yardımıyla, cesaretle; sıradışı,
ama objektif bir tarihi bakışla bu dizinin adını koydu: ROMA
SULTANLARI.
Sayıları 36'yı bulan Türk imparatorları arasında Roma ve Sultan
sözlerinin ilişkisine en uygun olanlarını seçti: Yavuz, Bayezid,
Kanuni, Fatih ve Abdülhamid. Bu 5 padişahın romanları için
zamanını hesapladı, gücünü ölçtü biçti ve ilk olarak aralarında
yaklaşık 4 yüzyıl bulunan ikisini başlangıç olarak tercih etti:
Abdülhamid ve Kanuni. Başlamak neyse bitirmek de oydu AYDAN
GÜNDÜZ'e göre...
Yazar, halen ROMA SULTANLARI Yavuz'u tamamlarken bir yeniliğe
daha izin veriyor, yazı odasından yayılan:
Romasultanlari.com
Tarihsel bir geçmişi anlama ve yeniden yaşama projesi olan ROMA
SULTANLARI'nın arka bahçesi, loş yazı odasından satır araları,
haber, duyuru ve notlar yakında İngilizce olarak da yayına
geçecek olan Romasultanlari.com'da beğeniyle takip edilen bu
dizinin okurlarının gözlerini kamaştırmaya devam edecek...
Editör
İletişim - Dharma
-
Satış -
Üyelik ©
Dharma Yayınları 2010